Beş
Çocuk sahibi olan bireyler olarak geriye baktığımızda esasında baba olmanın kolay olduğunu ancak baba olarak kalmanın ve hakkıyla babalık yapmanın ise bir o kadar zor olduğunun farkına varmamız epey bir zaman alıyor. Bu farkındalık ta ki çocukların sağlık problemleri, kişilik problemleri ve diğer birçok probleminin ortaya çıkmaya başlaması ile oluşmaktadır. Bu durum size, bir insanın sorunsuz bir şekilde büyüyüp topluma dâhil olmasının ne kadar zor bir süreç olduğunu anlatmaktadır.
Çocuğunuz dünyaya geldiği andan itibaren hiç kendinize dikkat ettiniz mi? Artık eskiden sahip olduğunuz başıboş vermişliğinizin, nerede sabah orada akşamcı zihniyetinizin tamamen bittiği bir yaşama girdiğinizin farkına yavaş yavaş varıyorsunuz. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Diyeceksiniz ki sorumluluk almak sadece çocuk sahip olmak ile mi oluyor? Hayır. Ancak ömrünüzün sonuna kadar kesintisiz devam ettireceğiniz başka bir sorumluluk yok denecek kadar azdır. Diğer taraftan gözünün önünde duran ve mevcudiyetini her zaman hatırlatan bir birey olarak size şu mesajı vermektedir: Artık hayatınızın bir kısmı bana ait..
Etrafınızdaki örneklere baktığınızda; normal şartlar altında sağlıklı bir çocuğun dünyaya gelmesinin ne kadar fazla mucizelere bağlı olduğunu gördüğünüz zaman çok şaşırıyorsunuz ve korkuyorsunuz en büyük temenniniz başı kolu sağlam ve acı verici bir hastalığa sahip olmayan bir çocuk olması için dua ediyorsunuz.
Gazının çıkmadığı zamanlarda ne kadar huysuz olduğuna şahit olmanız size bir ömrün böyle nasıl geçeceği düşüncesini aklınıza getirmektedir. Daha önce yaşamamış olmadığınız birçok duyguyu bu dönemde yaşıyorsunuz, yeri geliyor kakasını yapmasına bile sevinen bir baba oluyorsunuz. Buradan bir insanın normal yaşamsal faaliyetlerini icra etmesinin ne kadar huzur verici ve önemli olduğunu görüyorsunuz. Ağladığı zaman bir an önce problemi çözmek istiyorsunuz ancak hemen çözemiyorsunuz ki bu da size hayatta her şeyi anında çözemeyeceğinizi açık bir şekilde göstermektedir. Çocuğunuzun her istediğini almanın ona katkı sağlamayacağını bilakis onu daha fazla savurgan ve huysuz yapacağını öğrenmeniz size esasında hayatla ilgili birçok mesaj vermektedir. En çok da hasta oldukları dönemlerde çaresiz kaldığınız zaman, babalığın ağırlığını daha fazla hissediyorsunuz. Elinizden geleni yapıp da halen bir şeyin değişmediğini görmenizin yanında dua ve sabırdan başka yapacak bir şeyinizin olmadığına şahit olduğunuz anlarda en fazla yorgunluğu işte o zaman hissediyorsunuz.
Diğer taraftan biraz daha fazla büyüdükleri ve sizinle bir birey olarak iletişime geçtikleri zaman ne kadar zor zamanlar geçirirseniz geçirin günün sonunda onlara küsmemeyi ve koşulsuz sevgiyi öğreniyorsunuz ki bu, baba olarak ilk zamanlarda epey zorlandığımız bir durum olarak öne çıkmaktadır. Kısaca özetlemek gerekirse; büyüyene kadar onlar bizi hayata hazırlamak için eğitiyorlar biz ise onlara, başlarına bir kaza bela gelmesin diye göz kulak oluyoruz ve gücümüzün yettiği kadarıyla onları dünyaya karşı korumaya çalışıyoruz. Her iki tarafından da yolu epey uzun ….