Dört
Annelerin annelere özel annelik içgüdüsüyle hareket etmesinden ziyade, baba olmanın farkına çoğu insan sanırım çocuklar dünyaya geldikten sonra anlamaya baslar. Bu andan itibaren de farkındalığı artar ve kendisini iyi bir baba olma yönde geliştirir. Ama sonradan öğrenilen bu önemli vazife birçok zorluğa göğüs germeyi gerektirir. Ama nedense hep annenin bir tamamlayıcısı ve yardımcısı gibidir. Gerçekten zor istir baba olmak:) Kimi zaman çocuğunu üzerine binip gezdirdiği bir binek, kimi zaman hep gol yiyen bir kaleci, kimi zaman evcilik oynarken yapılan yemek ve pastaları yer gibi yapan bir müşteri, kimi zaman da doktoruna hasta rolü yapan yaslı bir amca. Çocukla geçirilen tüm bu zaman dilimlerinde en önemli şey çocukların yapmış oldukları davranışları onların çocuk olduğunun farkında olarak tebessümle karşılamaktır. Çocuklar özellikle oyun cağına geldiğinde, onlarla yoğun bir vakit geçirmek zor gibi görünse de mümkün olduğunca beraber eğlenmeye çalışmak onların gelişimi için en gerekli olan şeydir.
Aslında İlahi adalet biz erkeklere tam da yaradılışımıza uygun bir rol vermiş; annesi gibi her an her dakika öpüp koklamasa da ,o uyurken yanağına buse kondurur, tabağındaki yemek bitmiş mi bitmemiş mi çok umursamaz ama afiyetle yenip bitirilmiş bir tabak çorba için arkasında sakladığı çikolatasını verir, annesinin asla yemesini istemediği şekerlemeleri alıp almadığını sorgulamaksızın yastığının altına cep harçlığını bırakır, odasını derli toplu bırakması onu çok ilgilendirmez ama eve aksam olmadan gelmiş mi diye teftiş eder, annesine hangi hediyeyi alacağına yardımcı olamasa da kredi kartını anneler günü hediyesi için riske atar, yeni yeni çıkan sakallarını artık kesme vakti geldiğini uygulamalı olarak gösterir, eve yeni bir şey alınacaksa ve bu aile bütçesini biraz zorlayacaksa, itinayla kucağına atlanır ve o ruhunu okşayan cümleler hep bir ağızdan söylenir: baba noooolur:)
Ve ardından ilahi bir cevap gelir.
Ki o cevap büyük bir sevincin müjdecisidir.
– Bakarız…;)))
Bir baba atasözü