Üç
Baba olmanın en zor yanı bana göre kızımla (3,5 yaşında) doğru iletişim kurmayı becerememek. Bu durum hem yeterince kaliteli vakit geçirmenin önünde bir engel, hem de bir çocuğun sağlıklı ruh halini sağlayacak duygusal durumunu sağlamanın önünde bir engel.
Örneğin, ben bir iş yaparken doğal olarak kızım da gelip benimle iş yapmaya çalışıyor. Bu bir yandan benim yaptığım işi engellerken diğer yandan onu tehlikeye düşürebiliyor. Bu durumun bende uyandırdığı duygu genelde öfke oluyor.
Bu duruma tam olarak çare bulduğumu söyleyemem, fakat üzerinde bir süre düşündükten sonra bu durumu sağlıklı bir tecrübeye ve hatta güzel bir anıya çevirmenin yollarını keşfettiğimi söyleyebilirim.
Öncelikle bu davranış şekli bütün çocuklarda var olduğuna göre bu normal ve onların gelişimi için bünyelerine konulmuş bir durum. Böylece zihinsel ve bilgisel gelişimlerini sağlarken diğer yandan ebeveynleriyle de sağlıklı ruhsal bağ geliştiriyor olmalılar.
Bu hususu düşündükten sonra çocukların bize değil, bizim onlara adapte olmamız gerektiğini kabullendim. Sonrasında benzer durumlarda onu da işe katmaya başladım. O minik elleriyle bana yardımcı olabileceği görevler verdim ve böylece bu işleri işbirliği içinde yapmaya başladık. Bu şekilde davrandıkça hem iletişimimizin daha iyi olduğunu, hem işlerimi halledebildiğimi, hem de kızımın ruh sağlığını korurken bu durumu aynı anda çok keyifli bir anıya çevirebildiğimi fark ettim.
Buna rağmen, artık her şey dört dörtlük mü diye sorarsanız, cevabım hayır. Şu an doğru davranış formülünü bulmuş olabilirim, fakat hala kendi duygu durumumu doğru anda doğru davranışı gösterecek şekilde eğittiğimi söyleyemem. Fakat sanırım bunun da üstesinden geleceğim.
Sonuç olarak şunu söyleyebilirim. Ebeveynler çocukların gelişiminin bir parçası olduğu gibi, çocuklar da ebeveynlerin ruhsal gelişiminin bir parçası. Sanırım onlarla güzel anılar biriktirmenin yolu, onların bizim ruhsal gelişimimiz için gönderilmiş armağanlar olduğunu da idrak edebilmekten geçiyor.